Pages

Tavsiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tavsiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.1.12

Dankek - Havuçlu Tarçınlı

Bu kek şu zamana kadar yediğim en başarılı hazır kek olabilir. Ben de birçokları gibi Issız Adam'dan sonra havuçlu tarçınlı kekin müptelası oldum. Normalde Portakal Ağacı'nın şu tarifinden de sık sık yapar afiyetle yerim ama üşendiğimde kurtarıcım kesinlikle Ülker bundan böyle. Hatta misafir geldiğinde bile "minik muffin kalıplarında yaptım" diye ikram edilebilir. :)

resim kaynak: ulker.com.tr

27.1.12

Freeman & Trendyol

Geçen haftalarda ilk kez Trendyol'dan alışveriş yaptım. Freeman kampanyasından vücut peeling'i ve ayak peeling'i aldım. Daha önce vücut ve ayak için hiç peeling kullanmamıştım.Styleboom 'uyılbaşı videosunda vücut peeling'inin önemini anlatırken izledikten sonra almamak olmazdı. :)


Vücut peeling'i çok güzel vanilya kokuyor. Hatta kokusu o kadar hoşuma gitti ki nemlendirici kullanmadım duştan sonra. Bilemedim hata mı ettim? :) Ölü derileri aldı götürdü bir güzel.

Ama esas bayıldığım ayak peeling'i oldu. Yok böyle bir etki. Gerçekten muhteşem! Tek kullanışta yumuşacık yaptı ve duştan sonra da vazelinleyip çorapla uyuyunca süper oldu. Bundan sonra asla bırakmam ayak peeling'ini!

Bu arada Freeman markasını da tavsiye ediyorum. Çok güzel kokuyor ürünler. Kampanyada bulursam başka ürünlerini de deneyeceğim.

resim kaynak: fishpond.com.au

10.10.10

Salad Station


Dışarıda salata yemek benim için her zaman sıkıntılı olmuştur.Çünkü içine yağ-sos koydurmam,peynir serptirmem,kruton koydurmam,iceberg dışında bir yeşilliği yemem vs. Tabi hal böyle olunca bunları garsona anlatmak hem beni hem de onu gerer.Çoğu zaman da istemediğim bir şekilde salata yemek zorunda kalırım.

Salad Station İstiklal Caddesi'nde önünden geçerken gördüğüm fakat denemediğim bir adresti.Sevgili Billur'un twitter'daki olumlu yorumlarını göz önünde bulundurarak artık bir diyet insanı olmam sebebiyle geçen hafta denedim.Sonuç: 10 puan!

Sistemi tam benim gibi kıl insanlar için.Herşeyini kendiniz seçiyorsunuz.Şefin önerilerini beğenirseniz onları da yiyebiliyorsunuz.Önce yaklaşık 10 çeşit yeşillik arasından yeşilliğinizi seçip sonra üzerine mısır,domates,salatalık,meyve gibi şeyleri koydurup sosunuzu seçiyorsunuz.Bu hali çok sade gelirse ızgara tavuk,somon gibi sıcaklar da ekletebiliyorsunuz.Ve kendi salatanızı yaratıyorsunuz.Valla ben bu fikre de uygun fiyatlara da Salad Station'a da bayıldım.Tek eksisi plastik çatal kaşık kullanmaları.Onlar da nazar boncuğu olsun.

24.6.10

Dermokil El Kremi

Kendisiyle ilk tanışmamız manikürcüde oldu aslında.Kokusu harika.24 saat etkisini sürdürdüğünü söylüyorlar ama pek inandırıcı gelmiyor bana.Ellerimle bir problemim olmadığı için sert ellerde ekstra yumuşaklık sağlıyor mu bilemeyeceğim ama çok iyi nemlendiriyor.İçinde doğal kil özleri var.Fiyatı da uygun.Ben bu yuvarlak kutuyu 5.90 a almıştım ama 4.90 a satan yerler ya da 6 liraya 2 kutu satan yerler de duydum.Kutu olduğu için çantaya atmak biraz zor ama yakında çanta için tüpünü de edineceğim.
Aynı markanın diğer ürünleri de methediliyor onları da denemeyi düşünüyorum.

20.3.10

Gripin M.S. 05.03.2010

Evet Gripin niyahet yeni albümünü piyasaya çıkardı.Her ne kadar adındaki 5 Mart tarihine uygun bir şekilde o gün çıkaramasa da.

Bir Gripinsever olarak tabiki de dinledim,bitirdim,yorumladım,sıralamaya koydum şarkılarımı ama çok beğendiğimi söyleyemem.Hareketli şarkı neredeyse yok gibi.Çok romantik ve duygusal bir albüm olmuş.Birol (Namoğlu) hep ön planda sanki onun solo albümü gibi olmuş biraz.Bazı şarkılarda da Selda Bağcan'a falan bağlıyor Gripin mi dinliyorum acaba diye şüpheye düşebiliyorsunuz.Ayrıca Yolcu Yolunda Gerek'i neden konser kaydı yaptıklarını ve bir albümün içine amatör çekim gibi seyirci sesli bir şarkı koyduklarına anlam veremedim.Durma Yağmur da bence çıkış şarkısı olmayabilirmiş.Gidenin Dostu Olmaz daha bir Gripinvari çıkış şarkısı gibi duruyor ama olan olmuş artık.

Bu kadar eleştiriden sonra beğenmedim ve çöpe attım gibi birşey de diyemiyorum tabiki.Sözler çok iyi.Ve ben hala dinliyorum tekrar tekrar albümü.

Hemen hemen tüm şarkıları beğendim ya da daha doğru bir tabirle dinlemeye değer buldum.Favorim Beş. Beş Dört'ten iyi en az Üç kadar da iyi bence.Yakında heryerde çalar zaten belki de çalıyordur?

9.12.09

Neşeli Hayat

Bir kaç blogda okuduklarımdan ve arkadaşlarımdan duyduklarımdan sonra dün akşam izleyebildim nihayet Neşeli Hayat'ı.Bu yaşıma kadar kavrayamadıysam da dün akşam bu filmden kavradığım bir şey var o da Yılmaz Erdoğan'ın iyi bir oyuncu olması.Hani bazen hem medyatik hem sanal platformlarda siyasi görüşleri yüzünden çokça eleştirilen biri olsa da bence oyunculuğu çok iyi.

Eğer çok güleceğim aman neşeli hayatlar izleyeceğim diye gidiyorsanız 1 adım beri gelin çünkü komedi falan değil film.Komedidram diyorlar ama bence komedisi falan yok direkt dram.Ama hüzünler içine boğan,hüngür şakırt ağlatan bir cinsten de değil.

Sadece birçok şeye sahip olan ama hala hiçbir şeyim yok diyen insanlara yaşadığın şehirde 2 adım ötende 20 km berinde başka hayatların da olduğunu gösteren bir film.Ben içinde gibi hissettim kendimi filmin.Böyle Rıza dara düştükçe elini tutasım geldi.

Karakterler,örgü çok sıradan ama hikaye çok gerçek.Rıza gibi namusuyla,bileğinin hakkıyla çalışıp harama el uzatmayan ama bazıları tarafından dolandırıcı olarak nitelendirilen o kadar masum insan var ki.Sadece onlardan biri o da.Sadece onlardan birinin hikayesi bu da...

Ben sevdim.Size de tavsiye ederim.

P.s. Atlas Sineması'nda Frigo satılıyor.Sevenlerine duyurulur. :)

1.12.09

Türkan


Bayramın ilk 3 günü elimde eriyen kitaptı Türkan.
Eridi diyorum çünkü bir solukta,bir sonraki sayfada neler yazıyor diye merakla okuduğum bir kitaptı.Ayşe Kulin rahmetli Türkan Saylan'ı anlatmış bu kitapta,onun özel isteğiyle.Her zaman olduğu gibi yine güzel,akıcı,sıkmadan,boğmadan olmuş bu anlatım.
Kitabı hem bir merakla hem de biraz kendimden utanarak okudum.Bu kadar değerli bir bilim insanı hakkında sadece doktorluğunu ve ÇYDD Başkanı olduğunu bilmek çok az onun için.Kitap Türkan Saylan'ın en yakın arkadaşıyla mektuplaşmalarından bir örgüyle çocukluğundan geçen seneki ÇYDD 20.yıl kutlamalarına kadar olan genişçe bir bölümü anlatıyor.Zaten önsözde de Ayşe Kulin'in belirttiği gibi Türkan Saylan'ın hakkında yazılmamışları,bilinmeyenleri yazmaya çalışmış çok da iyi olmuş.Aslında biraz da bu baskın olayından sonra medyanın çarpık bir şekilde bize yansıttığı,Türkan Hoca'yla alakası olmayan iftiralara açıklık getirmek istemiş biraz da.
Herşeyden önce Türkan Hoca önce çok değerli bir insan sonra da çok değerli bir bilim insanı,çok değerli bir doktormuş.Türkiye'nin yeni yetişen genç nesli olarak onunla tanışmam maalesef ölümünden sonra olabildi.Ama iyiki bu kitap yazılmış,geç de olsa onu tanıyabilme fırsatı elime geçti bu sayede.
O baskın yüzünden belki çok hırpalandı ama okuyamayan kızlara verdiği destek,bilime kattığı birçok şeyle Türkan Hoca o karalamaları aldı onu yapanların yüzüne çaldı bence bu örnek hayatıyla.Umarım daha nice Türkan'lar yetişir bu ülkede tüm bu çirkinliklere rağmen.Umarım benim de bir gün şu ülkeye ucundan bucağından da olsa onun gibi bir katkım olabilir.
Ruhunuz şad olsun Hocam!