Pages

Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.1.12

Kurtuluş Son Durak


Annemin dublajlı film sevmesi benim de altyazılı tercih etmem yüzünden orta noktada buluşamadık ve yerli film izledik. Bazıları gibi "amaaan Türk filmi izlemem" triplerim yok. Bu filmler kötü olsa da para kazanmalı tekrar film çekmeye, Türk sinemasını ilerletmeye motivasyonları olsun.

"Kurtuluş Son Durak" güçlü kadrosu nedeniyle vasat üstü-iyi kıvamında beklediğim bir filmdi. Ne yazık ki öyle olmadı. Bir kere senaryo çok kopuk. Verilmek istenen mesajlar var evet ama başkalarının yaşam hakkı ihlal edilerek kadın hakları öne çıkarılmaya çalışılıyor. Belli ki senarist / hikaye yazarı filmden önce bir kadın kollektifi ya da kadın çalışmaları biriminden yardım almamış. Kafasına göre tasarlamış. Vermek istediği mesaj da senaryayo yedirilemeyince ya da kendi içinde çelişince ortaya ne yazık ki vasata belki yaklaşır belki yaklaşmaz bir film çıkmış.

Ayrıca tamam Belçim Bilgin şahane bir oyuncu değil ama kendisinin daha iyi performanslarını izledim. (bkz. Aşk Tesadüfleri Sever) Sanırım role girememiş. Çok kötü bir oyunculuk sergilemiş bence. Kadronun geri kalanı gayet iyi. Demet Akbağ'ın Ermeni Vartanuş Hanım rolü hakkında ekşi sözlük'te yapılan şu yoruma çok güldüm. :) Çok haklı bence. Senaristler vazgeçmeli bu bozuk Türkçeli Ermeni / Rum karakterlerden. Çok Ermeni, Rum, Yahudi tanıdım anadilleri Türkçe olduğundan mükemmel konuşuyorlar.

Kıssadan hisse; verdiğim para için acıdım doğrusu. Tavsiye etmem.

9.12.09

Neşeli Hayat

Bir kaç blogda okuduklarımdan ve arkadaşlarımdan duyduklarımdan sonra dün akşam izleyebildim nihayet Neşeli Hayat'ı.Bu yaşıma kadar kavrayamadıysam da dün akşam bu filmden kavradığım bir şey var o da Yılmaz Erdoğan'ın iyi bir oyuncu olması.Hani bazen hem medyatik hem sanal platformlarda siyasi görüşleri yüzünden çokça eleştirilen biri olsa da bence oyunculuğu çok iyi.

Eğer çok güleceğim aman neşeli hayatlar izleyeceğim diye gidiyorsanız 1 adım beri gelin çünkü komedi falan değil film.Komedidram diyorlar ama bence komedisi falan yok direkt dram.Ama hüzünler içine boğan,hüngür şakırt ağlatan bir cinsten de değil.

Sadece birçok şeye sahip olan ama hala hiçbir şeyim yok diyen insanlara yaşadığın şehirde 2 adım ötende 20 km berinde başka hayatların da olduğunu gösteren bir film.Ben içinde gibi hissettim kendimi filmin.Böyle Rıza dara düştükçe elini tutasım geldi.

Karakterler,örgü çok sıradan ama hikaye çok gerçek.Rıza gibi namusuyla,bileğinin hakkıyla çalışıp harama el uzatmayan ama bazıları tarafından dolandırıcı olarak nitelendirilen o kadar masum insan var ki.Sadece onlardan biri o da.Sadece onlardan birinin hikayesi bu da...

Ben sevdim.Size de tavsiye ederim.

P.s. Atlas Sineması'nda Frigo satılıyor.Sevenlerine duyurulur. :)