Pages

Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5.8.12

Kahperengi

Kahperengi, Hande Altaylı'nın 3. kitabı, yeni çıktı. Taşradan şehire gelip hayatını yeniden çizen bir kadının aşk üçgenini anlatıyor. Ben daha önce aynı yazarın Maraz ve Aşka Şeytan Karışır kitaplarını da okudum. Ve şuan konularını bile hatırlamıyorum, genel olarak hiçbir kitabı, filmi daha sonradan hatırlamadığım gibi. :) Gözüme çarpan tek ayrıntı 2 kitaptan sonra Altaylı'nın dile hakimiyeti daha bir artmış, betimlemeler daha güzel. Çok edebi bir değer falan beklemeyin. Diğer tüm kitapları gibi 2 günde bitecek, akıcı ve sürükleyici bir kitap. Konu olarak çok ilginç birşey yok hatta klasik. Popüler kültürün esiri, şehir karmaşasındaki kaosa kapılan bir kadını anlatan kitap. Ben edebi kaygı peşindeyim derseniz okumayın, çerez gibi, plajda, yazlıkta okunacak, günü kurtaran kitap arıyorsanız okuyun.

Mesela ben bu bloga dönüp bakmayacak olsam yine hatırlamayacağım konusunu. :)

9.6.11

Serenad



İlk çıktığı zamanlarda alıp okumaya fırsat bulamadığım Serenad'ı az önce bitirdim.


Kitap sıkıcı değil, okutuyor kendini ve sonunda bitiyor. Ama "üff harika, muhteşem, okumalısınız mutlaka" diyebileceğim bir kitap değil. Bu da tabiki benim okumadan önce birçok yerde kitaba övgüler yağdırılmasını okumamdan kaynaklanıyor. Ben bir kitap / film için bir yerlerde bu şekilde yorumlar okursam önceden, kesinlikle beklentilerimi çok yükseltiyorum ve beğenmiyorum. Kitabı aşırı beğenmememin bir diğer sebebi de daha önce yazarın "Leyla'nın Evi" kitabını okumam, çok beğenmem ve onunla kıyaslamam.


Güzel olan kısmı şu ki kitabın, bizim gibi apolitik ve tarih bilinci eksik Türk gençlerine yakın tarihi öğretiyor. Kitaptan öğrendiğim çok şey var tarih adına.


Az önce ekşisözlük'ten kitabın tüm yorumlarını okuğumda farkettim ki ben kitabı alırken nasılsa annemin kartı diye fiyatına dikkat etmemişim ama 27 TL bu kalitede bir kitap için (içerikten bahsetmiyorum kapak, baskı, dizgi vs.) çok fazla. Doğan Kitap'ın bir titreyip kendine gelmesi gerek bence.

1.12.09

Türkan


Bayramın ilk 3 günü elimde eriyen kitaptı Türkan.
Eridi diyorum çünkü bir solukta,bir sonraki sayfada neler yazıyor diye merakla okuduğum bir kitaptı.Ayşe Kulin rahmetli Türkan Saylan'ı anlatmış bu kitapta,onun özel isteğiyle.Her zaman olduğu gibi yine güzel,akıcı,sıkmadan,boğmadan olmuş bu anlatım.
Kitabı hem bir merakla hem de biraz kendimden utanarak okudum.Bu kadar değerli bir bilim insanı hakkında sadece doktorluğunu ve ÇYDD Başkanı olduğunu bilmek çok az onun için.Kitap Türkan Saylan'ın en yakın arkadaşıyla mektuplaşmalarından bir örgüyle çocukluğundan geçen seneki ÇYDD 20.yıl kutlamalarına kadar olan genişçe bir bölümü anlatıyor.Zaten önsözde de Ayşe Kulin'in belirttiği gibi Türkan Saylan'ın hakkında yazılmamışları,bilinmeyenleri yazmaya çalışmış çok da iyi olmuş.Aslında biraz da bu baskın olayından sonra medyanın çarpık bir şekilde bize yansıttığı,Türkan Hoca'yla alakası olmayan iftiralara açıklık getirmek istemiş biraz da.
Herşeyden önce Türkan Hoca önce çok değerli bir insan sonra da çok değerli bir bilim insanı,çok değerli bir doktormuş.Türkiye'nin yeni yetişen genç nesli olarak onunla tanışmam maalesef ölümünden sonra olabildi.Ama iyiki bu kitap yazılmış,geç de olsa onu tanıyabilme fırsatı elime geçti bu sayede.
O baskın yüzünden belki çok hırpalandı ama okuyamayan kızlara verdiği destek,bilime kattığı birçok şeyle Türkan Hoca o karalamaları aldı onu yapanların yüzüne çaldı bence bu örnek hayatıyla.Umarım daha nice Türkan'lar yetişir bu ülkede tüm bu çirkinliklere rağmen.Umarım benim de bir gün şu ülkeye ucundan bucağından da olsa onun gibi bir katkım olabilir.
Ruhunuz şad olsun Hocam!